Araç çubuğuna atla
Sağlık

Şifalı Bitkiler : Bitkilerdeki Şifanın Keşfi ve Tarihsel Gelişimi

Bitkilerin hayatımızdaki önemi

Şifalı bitkiler hayatımızın bir çok alanında. Geçmişten bugüne, dünyanın her yerinde, insanlar bitkileri hem gıda olarak kullanmış, hem de hastalıklarına şifa bulmak veya hastalıklardan korunmak için kullanmışlardır.

Yaratılıştan kıyamete kadar insanoğlunun en doğal ve içgüdüsel bir ilgi alanı olan bitkilerin hangisinin besin maddesi olacağı, şifalı veya zararlı olduğu bilgisi sonraki nesillere aktarıla gelmiştir.

Şifalı bitkiler hakkındaki kitaplar alternatif tıp yönünden başvuru kaynağımız olmuştur. Elbette modern tıpta kullanılan yöntemler tartışmasız birinci başvuru seçeneği olacaktır ancak koruyucu ve önleyici sağlık desteği olarak vazgeçilmezimiz olmuştur. Ayrıca ağaçların inşaatta, silâh yapımında veya yakıt olarak kullanılması, tarihin her devrinde hayatın olağan akışının bir parçası olduğunu göstermektedir.

Şifalı Bitkilerle İlgilenen Ünlüler

Bitkilerle İlgilenen Ünlüler
Bitkilerle İlgilenen Ünlüler

Tarih öncesi diye tabir edilen zamanlardan bu yana hastalıklara karşı bitkisel tedavi yöntemlerine başvurula gelindiğini görmekteyiz.

Örnek vermek gerekirse, M.Ö. 50.000 ile Sümerler ile Akad ve Asurlar dönemine ait M.Ö. 3.000 yıllarına ait kitabeler, Arkeolojik materyaller. Mısır dönemine (M.Ö. 1550) ait bir papirüs. Hitit dönemine (M.Ö. 1500) ait reçeteler. Yunan Dönemine (M.Ö. 460-322) ve Roma-Bizans dönemine ait (Dioskorides’in Materia Medica isimli kitabı gibi) eserler.

Tarihsel araştırmalarda, bitkisel kökenli ilaçlarla çok sayıda hastalıkların tedavi edilmeye çalışıldığı anlaşılmıştır.

Hippokrates’in (M.Ö.460-377) bugünkü tıp bilimine etkisi olduğu aşikârdır. Hipokrat’ın eserlerinde ikiyüz kadar tıbbî bitkiyi tanıttığı bilinir. Bunlardan bazıları defne, rezene, haşhaş, afyon, kekik, nane ve ebucehil karpuzudur.

Eflatun’un öğrencisi olup, sonradan Büyük İskender’e hocalık yapan Aristo (Aristoteles) (M.Ö.384-322), bitki dünyası üzerinde teorik olarak incelemeler yapmıştır.

Orta çağın karanlık Avrupa’sının uyanması XI-XII. yüzyıllarda olmuştur. Ebu Birunu gibi Müslüman bilginler eserlerini Endülüs ve Sicilya yoluyla Latince’ye tercüme etmişlerdir.

Lokman Hekim, İslam âleminde eczacıların piri sayılmaktadır.

İbn-i Sina (980-1038) hekimliğin dışında felsefe, hukuk, matematik, geometri de bilmekteydi. Geride 100’den fazla eser bırakmıştır. Yunan tıbbı ile İslam tıbbının sentezi olan ve en çok bilinen eserinin adı Kanun fit-Tıp’tır. Bu eseri, Avrupa’da adına kürsü kurulmasına yol açmış, ders kitabı olarak okutulmuştur. İlaçların yapılışı, muhafazası ve etkileri hakkında ayrıntılı bilgi verdiği eserinde adı geçen bitkilerin bazıları afyon, demirhindi, karabiber, kenevir, kurtboğan ve tarçındır. Şifa isimli eserinde farklı bilimsel disiplinlere ayrılmış bir kitaptır. İbn-i Sina, Hipokrates’in akılcı hekimliğini geliştirerek tıbbı tedavi edici ve koruyucu hekimlik olarak ikiye ayırmıştır.

İbn-i el-Baytar, tıbbî bitkiler üzerine “Basit İlaç Maddeleri” isimli kitap yazmış ve kitabında bitki adlarını ve onlardan elde edilenleri de tanıtmıştır.

Selçuklularda ve Osmanlılarda bitkisel ilaçlar kullanılmıştır. Halkın ilaç ihtiyacı hekimler veya aktarlar tarafından hazırlanan bitkisel karışımlarca karşılanmıştır.

Bitkilerden şifa bulma inancı

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle bitkiler hakkındaki bildiklerimiz ve bitkilerden şifa bulma inancımız daha da artmıştır. Dün olduğu gibi bugünde, bitki bilimi alanında çalışanların amacı, hastalıklara ilaç bulmak, bu sayede hasta ve acı çeken insanları iyileştirmek, en azından acısını hafifletebilmek olmuştur.

İsimlerinden biri ‘Şafi’ (şifa veren, hastalıkları iyileştiren, manevi sıkıntıları gideren, ferahlık veren) olan Allah’ın, her hastalık için bir şifa vereceğine olan inanç şifalı bitkilerin popülerliliğini de artırmıştır. (Şu’arâ Suresi, 80. ayetinin meali: “Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”) Bu nedenle bitkilerin faydaları konusunda yeterli bilgi sahibi olan kişilere itibar edilmiş, tavsiyeleri dinlenilmiştir.

Bitkilerle ilgili gelecekte bizi ne bekliyor

Yüzyıl ile birlikte bitkiler üzerinde önemli ölçüde incelemeler yapıldı. İlaç sanayi de bu dönemde gelişti. 20. Yüzyılın başlarında keşfedilen vitaminler ve antibiyotikler bilimde yeni sayfalar açılmasını sağlamıştır. Bitkilerin tedaviye yönelik etkileri ile ilgili araştırma ve geliştirmeler hâlen devam etmektedir.

Nüfusun artması ile birlikte artan gıda ihtiyacı ve azalan doğal imkânlar nedeniyle teknolojiden daha çok medet bekleyecek bir hâle geleceğiz. Gelecekte bizi nelerin beklediği düşüncesi şimdilik hayalden öteye geçemese de, gelecekte yangına dayanıklı ormanlar, açlığa son verecek yapay meyveler kulağa imkânsız gelmiyor.

Bugünün ve yarının sorunlarıyla baş edebilecek ‘olağanüstü’ veya “doğaüstü” bitkiler üretmeyi hayal edebiliyorsak, hayalin gerçekleşmesi de imkânsız olmasa gerek. Dün hayal olan birçok şey, bugün gerçekleşmiş durumda. Sonuç olarak hep var olan bitki-insan ilişkisi dünya var olduğu sürece devam edecektir. Doğru olduğu kadar yanlış bilgilerin de çok olduğu internet gibi bir platforma sahip olduğumuzu da düşünürsek, en önemli husus doğru bilgiye sahip olmak ve bu bilgileri gelecek nesillere aktarabilmektir.

Şifalı Bitkiler makalemiz şimdilik bu kadar. Diğer yazılarımızda buluşmak üzere, hastalıklardan uzak, sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirmeniz dileğiyle.

Etiketler

Hakan Yıldız

Doğum tarihi - yeri: 1978 - Konya. Mezuniyet bilgileri: Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü, Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü. Eğitim Sertifikaları: ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi (2007), Bilgisayar Operatörlüğü, (2014), Temel Grafoloji - İmza ve Yazı Analizi, İletişim ve Tanışmada Zarafet, İş Hayatında Zaman Yönetimi ve Motivasyon, Kurum Kültürü ve İmaj Yönetimi, Etkili İletişim ve Beden Dili, Kişilik Tipleri ve Farkındalık (2015). Mesleği: Resmî bir kurumda veri hazırlama ve kontrol işletmeni.

3 Yorum

  1. zaten müslümanlardan öğrendiler temizliği de ilmi de, müslüman alimlerin kitaplarını okullarında ders kitabı olarak okuttular. biz eskiden her yönden üstündük, şimdi ise bize insan hakları dersi vermeye kalkıyorlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı