Araç çubuğuna atla
Gündem

Öğretmenim Korona Mı ! Biz Sade Vatandaşlar Neler Yapıyoruz?

Öğrenme, hayat boyu devam eden bir süreçtir. Hayat ise iyisiyle kötüsüyle bir öğretmen. Çoğu zaman farkına varmasak da çok şey öğretir bize. Bu günlerde hayat bize hiç deneyimlemediğimiz ve bir daha da deneyimlemek istemeyeceğimiz yeni şeyler öğretiyor. Öğretmenim Korona Mı ! Konu herkesin malûmu… KORANA. Hayatın öğretim tekniği biraz ilginç. Niye mi? Çünkü hayat önce sınav yapıyor, sonra öğretiyor. Yani “biz bu konuyu derste işlemedik” deme şansımız yok!..

Evet, sıra dışı günlerden geçiyoruz ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD-19 adlı bir virüsle nam-ı değer Korona salgını ile başımız dertte. Tıp dünyası bu salgın hastalığın şifasını bulmak için canla başla çalışıyor. Onlara minnettarız… Peki, biz sade vatandaşlar neler yapıyoruz? Önceden bilmediğimiz, bilip de önemsemediğimiz birçok şeyi şu anda kutsal bir görev bilinciyle yerine getiriyoruz. Her şeyden önce temizlik alışkanlığımız derinlik kazandı. Evet, önceden de temizdik ama şimdilerde temizlikten anladığımız şey temizliğin çok daha ötesinde. Mesela; sabunla duygusal bir bağ kurduk, kolonyaya bakış açımız değişti, adını ilk defa duyduğumuz dezenfektanlara ilk görüşte vurulduk, eldivenler elimiz ayağımız oldu, maskelerle ise gereğinden fazla yüz göz olduk. Velhâsıl temizlik sınavını başarıyla veriyoruz.

Korona Öğretiyor ; Sosyal mesafe ve test pozitif

Sözcük dağarcığımıza yeni misafirler geldi. Covid-19, pandemi, izolasyon, karantina, enfekte olmak, entübe, esnek çalışma, hızlı kit, N95, semptom, test pozitif, sosyal mesafe vb. birçok sözcük ve söz öbeğiyle çabukça kaynaştık fakat ikisi istisna! Sosyal mesafe ve test pozitif. Sosyal mesafeye karşı toplum olarak mesafeliyiz. “Biz ki sevgimizi, samimiyetimizi ve hatta öfkemizi bile temas kurarak ifade eden bir toplumuz. Bu bize göre değil arkadaş!” mı diyoruz acaba? Aman ha! Bu aralar sevmesek de hoşlanmasak da idare edelim, koruyalım şu sosyal mesafeyi.

Öğretmenim Korona Mı !

Diğeri ise “test pozitif” ifadesi. İnsan duyunca sevinç ve keder arasında buruk bir hezeyanın yol ayrımını yaşıyor. Korona’nın sadece insanlara değil sözcüklere de bulaştığını görüyoruz. Söz öbeği anlam erozyonuna uğrayarak olumlu özelliğini yitirmiş ve hastalık tellalı olmuş. Yani yapılan testler sonucunda kişide Covid-19 virüsü tespit edilmişse tıp dünyası “test pozitif” diyor. “Kim ne derse desin, öyle şey mi olur ya!” dediğinizi duyar gibiyim. En azından iç sesim öyle diyor.

Gelelim Korona’nın bize öğrettiği asıl meselelere:

  • Karantina günlerinde özgürlüğün ne büyük nimet olduğunu öğrendik. Sahilde salına salına yürüyebilmenin, seyyar satıcıdan çekirdek ve çay alarak bankalarda sevdiklerimizle iyi demlenmiş koyu muhabbetleri yudumlamanın keyfini özledik. Eş dost ziyaretlerini, çat kapı misafirlikleri, sevdiklerimize sarılmayı, Cuma namazına son anda yetişip namaz kılacak yer arayışımızı, kafelerde ve afili mekanlarda paylaşımlar yapmayı o kadar çok özledik ki.
  • Salon ile mutfak arasında geçen günlerde hareket ve egzersizin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Nasıl mı? Her zaman giydiğimiz pantolon, gömlek veya ceketin önü kapanmayınca anladık dünyanın kaç beden olduğunu. Dünya derken, tam dünya sayılmaz…Yarım dünya.
  • Yaşamın, sağlığın ve yiyecek ekmeğin aslında çok kıymetli olduğunu öğrendik. Davulun sesi uzaktan hoş gelmiyor artık. Sabahtan akşama kadar medyada gördüğümüz ölüm haberlerini, hastalıkla yaşamak zorunda olan insanları ve açlıktan ölen çocukları çok daha iyi anlıyor ve farklı gözle izliyoruz şimdi.
  • Okumanın bağımlılık yaptığını öğrendik. Başlangıçta zoraki elimize aldığımız kitapların müptelası olduk, küçücük odalarımıza kocaman dünyaları sığdırdık. Okudukça yıktık duvarları, yeni pencereler açtık hayata. Bazen de gökyüzüne merdiven kurduk, genişledi ufkumuz. Belki de okudukça olgunlaştık, büyüdük, uzadı boyumuz.
  • En önemlisi de galiba biraz “insan olmayı” öğrendik. Sevgiyi, saygıyı, iyiliği, nezaketi, empatiyi, hoşgörüyü, fedakârlığı, kardeşçe yaşamayı öğrendik. Zenginliğin, makam ve mevkinin çaresizliğini, dünyanın gelip geçici olduğunu öğrendik. Peki, ya sonra, hayat normale dönünce hatırlayabilecek miyiz bu günleri?

Öğrendiklerimizi unutmamak ümidiyle…

Samet ANKARALIOĞLU

Etiketler

6 Yorum

  1. İçinde bulunduğumuz durumu samimi ve anlaşılır bir şekilde anlatmışsınız.Kaleminize sağlık. Durumumuz gerçekten ibretlik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı