Araç çubuğuna atla
Gündem

KKTC Seçimleri. KKTC Seçimleri Salgın Gölgesinde Gerçekleşiyor

KKTC seçimleri Kıbrıs için büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs adası 1960 yılında cumhuriyet rejimiyle yönetilmeye başlanmıştır. Rum ve Türk tarafları cumhurbaşkanı ve yardımcısı rollerini benimsemiş adadaki demokratikleşme rejimleri böyle başlamıştır. Kanlı Noel olayları ve Yunanistan’daki darbe adadaki ortamı etkilemiş Makarios cumhuriyet yönetimini fes etmiş adada kurulan statü bozulmuştur. Kıbrıs Türk tarafı yönetimi olarak federe devlet kurmuş daha sonra Dr. Fazıl Küçük’ün yardımcısı olan Rauf Denktaş KKTC’yi kurmuştur. Türk tarafının bağımsızlığı böylece garanti altına alınmıştır. 1983 yılında kurulan KKTC’DE demokratik yönetimle seçimler yapılmıştır. Denktaş, Talat, Eroğlu, Akıncı seçimle iş başına gelen liderler olmuşlardır. Ekim 2020 de yapılacak seçimler hem Türkiye hem de Akdenizin söylem anlamında geleceği açısından önemlidir. Zira Cumhurbaşkanı Akıncı yersiz söylemleri ile Türkiye’yi hedef haline getirmiştir. Yeni seçilecek Cumhurbaşkanı hangi söylemler içinde olacak merak konusu

08 Ekim 2020’de halkın kullanımına açılan “Maraş Sahili’ nin seçimlere ne derece etki edeceği merak konusu. Bu kapsamda “Maraş Sahili: 46 Yıldır Sivillere Kapalı Olan Sahil Bugün Halka Açıldı” yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

KKTC Seçimleri Salgın Gölgesinde Gerçekleşiyor

Salgın döneminde yeterli hazırlık ve çalışmalar yapılamamıştır. Salgın dolayısıyla kitlesel çapta toplantılar ve yüz yüze olmak üzere çeşitli görüşmeler yapılamadığından seçim çalışmaları daha çok sanal ortamda etkin oluyor. Cumhurbaşkanı adayları halkla temasa geçmeden, hareket etmektedirler.

KKTC Seçimlerinde Mustafa AKINCI, “Federal Çözüm”Den Yana

Kıbrıs’ın mevcut Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, sorunun çözüm şeklinin “Federal Kıbrıs” şeklinde çözüleceğini belirtmektedir. Yıllardır çözümün federal devlet yapısı olduğunu söylüyor. Türkiye ile KKTC’nin devlet düzeyindeki ilişkilerinin “eşitlik ve karşılıklı saygı” anlayışıyla devam ettirilmesi gerektiğine dem vurmaktadır. Mustafa AKINCI, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’la KKTC’nin yönetim anlamında bağımsızlıkçı söylemleri dolayısıyla bazen gerginlik yaşamaktadır. Akıncı’nın, bu konu hakkındaki söylemi şu şekilde: “Biz ne Güney Kıbrıs’ın azınlığı ne de Türkiye’ye bağımlı bir alt yönetim olmak istiyoruz.” Akıncı’nın Ekim 2020’de yapılacak seçim kampanyasında ortaya koyduğu ana slogan olan “Kararlılık ve İrade” bu düşüncesini destekler mahiyettedir.

Ersin TATAR’ın Formülü “İki Devlet”li Çözüm

Mevcut Başbakan Ersin Tatar toplamda 52 yıl boyunca “federal devlet” görüşmelerinin devam ettiğini belirtmiştir. Bu görüşün sonuç vermediğine kanaat getirerek artık iki devletli bir oluşumla ortaya konabilecek yapıdan sonuç almayı değerlendirmektedir. 2020 Ekimde yapılacak seçim kampanyasında belirlediği sloganı ise “Yeni Bir Geleceğe Yürüyoruz” şeklindedir. Sürdürülen görüşmelerin artık anlamsız olduğundan bu çözüm üretilemeyen sığ görüşmelere karşı olduğunu söylemiştir. Tatar, “Seçilirsem, federasyon dışındaki alternatif önerileri de masaya koyacağım ve Türkiye ile ilişkileri daha da iyi bir seviyeye getireceğim” düşüncesindedir.

Ersin TATAR Türkiye ile önemli bir bağımız olduğundan iyi ilişkiler yürütmenin önemine değinmektedir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’la sürekli görüşme halinde olduğu ve bir araya geldikleri biliniyor. Tatar’ın, “Türkiye Cumhuriyeti benim arkamda” söylemi KKTC’deki siyasi oluşumlar ve muhalefet tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Tatar’ın güç toplamaya çalıştığı şeklinde yorumlanmaktadır.

Adaylardan Erhürman da “Federal Kıbrıs” Oluşumundan Yana

CTP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Tufan ERHÜRMAN çözümün federal Kıbrıs oluşumuyla çözüleceğini düşünen isimler arasında geliyor. Kıbrıs sorununu çözmek için yapacağı görüşmelerin “sonuç odaklı” olacağını söylüyor. Cumhurbaşkanının tutumuyla alakalı olarak iç ve dış politikada yaptıklarını ve söylemlerini yeterli bulmuyor. Kendisinin ise “proaktif politika uygulayacağını” dile getiriyor.

Siyasi hayatına bakacak olursak deneyimli bir isim olan Erhürman önceki hükümette Başbakanlık görevini yürütmüştür. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Erhürman, Kıbrıs’daki üniversitelerden olan Yakın Doğu Üniversitesi ile Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır.

Adaylardan Kudret ÖZERSAY, Çözüm için Tüm Görüşlere Açık

Adaylardan Kudret ÖZERSAY da önemli bir siyasi tecrübeye sahip isimler arasında. Tufan ERHÜRMAN hükümetinde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı görevlerinde bulunmuştur. Çözüm konusunda her türlü görüşe açık olduğunu ve sorunun çözülmesi için çözüm odaklı her türlü çalışmanın içerisinde yer alacağını belirtiyor. Kudret ÖZERSAY’ın “Ne Federasyon yanlısı, ne de Federasyon karşıtı” bir tutum sergilediği görülmektedir. Adadaki çözümün kısa zaman diliminde ya da yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğine inandığını ifade etmektedir. Mevcut iki devletin adadaki çözümü için “iki devletli ortaklık modelinin belirli koşullarda daha realist olacağını” düşünenler arasındadır.

Kudret ÖZERSAY, seçim kampanyasını ortaya koyarken şu değerlere temel almaktadır. “Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda süregelen var olma mücadelesini çok daha ileri bir noktaya taşımak için, haklarımızı uluslararası arenada daha iyi bir şekilde müdafaa etmek için, sesimizi dünyaya duyurmak için, değişen dünya düzeninde, Doğu Akdeniz bölgesinde biz de varız diyebilmek için Cumhurbaşkanlığına aday oldum. Başarmak için pervasızlık gerekir, bu seçim partiler üstüdür. Güvendiğim tek şey, halkın iradesi, gücü, kudretidir.”

Erhan ARIKLI: “Federasyon İçin Masaya Oturmam!” Tutumuyla Dikkat Çekiyor

Yeniden Doğuş Partisi (YDP)’nin Genel Başkanlığını yürüten Erhan ARIKLI 2020 Kıbrıs seçimlerinde “en farklı” aday olarak dikkatleri üzerine çekiyor. YDP’nin destekçileri noktasında değerlendirme yapıldığında “Türkiye menşei”li parti olarak görülüyor. Yani Türklerin siyasal partisi algısı olduğu ortaya çıkıyor.

Federasyon’lu çözüm tezine karşı duran Erhan ARIKLI, diğer partilerden daha farklı görüş ve düşüncelere sahip. Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde kesinlikle “federasyonlu çözüm için Rumlarla aynı masaya oturmayacağını yüksek sesle dile getiriyor. “İki Bağımsız Devletli Çözüm”ün adadaki tek çözüm modeli olacağını aksi takdirde bütün çabaların boşa kürek çekmek olacağını düşünmektedir. Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararlar ile iki toplum arasında varılmış olan tüm mutabakat tutanakları karşısında çözüme hangi yollarla ulaşacağını belirtmiyor.

Serdar Denktaş, Babasından Daha Uzlaşmacı Bir Tutum Sergiliyor

“Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı ve KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş, seçim çalışmalarındaki ılımlı açıklamalarıyla dikkat çekiyor. Babasının katı politikalarından farklı bir profil çiziyor . Denktaş, Kıbrıs sorununun çözümünde uzlaşmacı bir tutum izliyor. Federal çözüme karşı çıkmıyor, ancak yıllardır süren sonuçsuz görüşmelerdeki tek çözüme takılmadan başka seçeneklerin de masada olması gerektiğini söylüyor.”

Denktaş, AKP iktidarında Türkiye’ye mesafeli yaklaşım sergilemektedir. Türkiye ile ilişkiler konusunda, “Birileri ısrarla bu seçim sürecini Türkiye karşıtlığı ve Türkiye yandaşlığı yarışına çevirmek için uğraşmaktadır. Bu çok tehlikeli bir oyundur. Bu seçim hainlerle milliyetçiler arasında bir seçim değildir. Bu seçim, Kıbrıs Türk halkını tümüyle kucaklaması gereken KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimidir” diyor.

Seçimlerde İkinci Tura İki Solcu Aday Kalabilir

KKTC’de daha önce gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerini genellikle ikinci tura kaldığı görülmüştür. Adaylar arasında ilk seçimler sonucunda, ilk turda salt çoğunluk sağlanamayınca bir hafta sonra tekrarlanan seçim sonucunda en çok oyu alan aday Cumhurbaşkanı seçiliyor. Bu durumda 11 Ekim’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin sonucunun ortaya çıkması, 18 Ekim’deki ikinci turda belli olacağa benziyor.

KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan tabloya göre genellikle ikinci tura sağ ve soldan bir aday kalıyor. Siyasal analistlerce yapılan değerlendirmeye göre bu seçimde sol adaylar Tufan ERHÜRMAN ile Mustafa AKINCI bir adım önde görülüyor. Türkiye’nin görüşlerini benimseyen ve bu yönde siyaset yapan mevcut Başbakan Tatar’ın özellikle salgın sürecinde başarılı olamadı değerlendiriliyor. Mevcut çalışmalarının yeterli görülmediği ve seçilme şansının az olduğunu görüşü hakim.

Kıbrıs seçimlerini öncesi ve sonrasıyla daha iyi değerlendirebilmek için Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde kaleme alınan “Kıbrıs’ta Oynan Oyun” yazısını okumanızı tavsiye ederiz.

Etiketler

3 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı